9 Ekim 2011 Pazar

blogumu kimse okumuyor(okumasın)

Tam bir pazar günü yani çok mutsuz edici değişik bir duygu yaşıyorum ama sabah erken kalktım ve flickrda ve bir dolu amerikan dizisinde ve filminde görüp deli gibi özendiğim pancakelerden yedim bal ve tarçınla birlikte sonra twin peaks izledim sanırım 7 bölüm. sabahtan beri tek yaptığım şey yatağımda kalpli battaniyem ve yastıklarımla twin peaks izlemek ve sabahtan beri yağmur yağıyo sonunda sonbahar gelebildi ama saat 8 olmak üzere ve bugün pazar ve twin peaksin korkunç rahatsız edici giriş müziği elimde tarçın kokusu ve yağmur sesiyle şimdi tarçınlı yeşil çay içip bunları yazıyorum. ilkokuldan beri hep aynı berbat pazar akşamı nı yaşamak zorundayım ve hala hiç bir şey değişmedi. Angela Chase'in dediği gibi "there's something about sunday night that really makes you wanna kill yourself. " ama bir yandan çok çok acayip bir huzur da var bu mutsuzlukla birlikte çünkü dışarısı karanlık küçük okuma lambaları yanıyo evde yatağıma baktığımda battaniyeler yastıklar ve kırışık bir çarşaf görüyorum, tarçın kokuyo ve o korkunç twin peaks hissini seviyorum soğuk gri dağların ve kocaman ağaçların arasındaki küçük kasaba ve ışığı bozuk yanıp sönen dinerları bilmiyorum neden ama çok etkileyici.

3 yorum:

  1. aman tanrım! bu yorum beni çok şaşırttı. senelerdir bu bloga hiç bir şey yazmıyodum ama!! İNANILMAZ MUTLU OLDUM :)

    YanıtlaSil
  2. yaşasın!evet ben süper gizli sapık takipçiyim,bide daha sık yazmalısın

    YanıtlaSil